Kuran'dan önce indirilen hak kitaplarda da -her ne kadar çeşitli bozulmalara uğramış olsalar da- Kuran'la uyum içinde olan bölümler bulunmaktadır. Kuran'da ismi geçen bu kitaplarda aynı güzel ahlak emredilmekte, insanlar hep sevgiye ve barışa sevk edilmektedir. Bu bölümde de Eski ve Yeni Ahit'in Kuran'la uyum içinde olan bölümlerinden sevgiye, barışa ve anlayışa teşvik içeren açıklamalara, terörün ve zulmün yasaklandığı emirlere dikkat çekecek, dünyanın dört bir yanındaki Yahudilerin ve Hıristiyanların da bu emirler doğrultusunda hareket edip, terörün karşısında yer almaları gerektiğinin üzerinde duracağız.
Ancak bundan önce bir konunun üzerinde durmak gerekmektedir: Eski Ahit, Hz. Musa (as)'a verilen Tevrat'ı, Hz. Davud (as)'a verilen Zebur'u (Mezmurlar) ve çeşitli Yahudi peygamberleri tarafından yazıldığı ve onların hayatlarını anlattığı yazıları içeren bir kitaplar bütünüdür. Yahudiler tüm Eski Ahit'e inanırlar. Hıristiyanlar ise hem Eski Ahit'e hem de ona ilave olarak "Yeni Ahit" adı verilen ve "İncil" adlı dört kitabın ve diğer bazı mektupların bulunduğu ikinci bir kitaplar bütününe inanırlar. Ancak Kuran'a göre, Tevrat, Zebur ve İncil, Allah'ın vahyinden sonra insanlar tarafından tahrif edilmiştir. Bu tahrifat nedeniyle mevcut Eski Ahit ve Yeni Ahit'e birer İlahi kelam olarak değil, içinde Kuran'la uygun, hak kısımlar bulunan, ancak bunun yanında çeşitli insani hatalar da içeren kaynaklar olarak bakmak gerekir. Dolayısıyla Eski Ahit'ten ve Yeni Ahit'ten yararlanırken bu açıklamaların doğruluğunu Kuran'a uygun olup olmamasına göre anlayabiliriz.
ESKİ AHİT'TEN TERÖRÜ LANETLEYEN, SEVGİYİ VE BARIŞI TEŞVİK EDEN AÇIKLAMALAR
Kötülüğü değil, iyiliği arayın ki, yaşayasınız; ve böylece Rab, orduların Allah'ı, dediğiniz gibi sizinle beraber olur. Kötülükten nefret edin, ve iyiliği sevin... (Amos, Bap 5, 14-15)
Kitabın önceki bölümlerinde de detaylı olarak vurguladığımız gibi, Allah'ın kullarına bir hidayet rehberi olarak gönderdiği hak kitaplarında sevgiye, barışa, anlayışa ve adalete dayalı bir toplum modeli tarif edilmektedir. Örneğin Allah Maide Suresi'nde Yahudilere indirilen Tevrat'ın insanlar için bir yol gösterici olduğunu bildirmektedir:
Gerçek şu ki, Biz Tevrat'ı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.)... (Maide Suresi, 44)
(Allah:) "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol." Biz ona Levhalar'da herşeyden bir öğüt ve herşeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) "Şimdi bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de emret ki, en güzeliyle sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim" (dedik). (Araf Suresi, 144-145)
ŞİDDET VE ZORBALIĞIN HER TÜRLÜSÜ YASAKLANMIŞTIR
Eski Ahit'te kötülük yapanların ve insanlar arasında kötülüğün yayılmasını isteyen kişilerin alacağı karşılık detaylı olarak tarif edilmekte, insanlar bu kişilerin yolunu izlememe konusunda uyarılmaktadırlar. Öfkeye kapılıp insanlara zarar vermek, onları doğru yollarından uzaklaştırmak, kan dökmek, bir kişiyle çekişmek Allah'ın hoşlanmadığı ve yasakladığı hareketler olarak anlatılmaktadır. Allah şerrin ve zorbanın ardından gidenleri şiddetle lanetlemekte ve bu kişilerin asla selamet bulamayacaklarını bildirmektedir. Eski Ahit'te yer alan bazı açıklamalar şu şekildedir:
Simeon ve Levi kardeştirler; zorbalık silahları onların kılıçlarıdır. Ey canım, sen onların meclislerine girme; ey izzetim, sen onların cemiyetleriyle birleşme; çünkü onlar öfkelerinde adam öldürdüler; ve kızgınlıklarında sığırlar topal ettiler. Onların öfkesi lânetli olsun, çünkü o vahşi idi; onların gazabı lânetli olsun, zira gaddardı...; (Tekvin, Bap 49, 5-7)
... Kötüler çalkalanan deniz gibidirler; çünkü o rahat duramaz ve onun suları dışarı çamur ve kir atar. Allah'ım diyor: Kötülere selâmet yoktur. (İşaya, Bap 57, 20-21)
Gilead fesat işleyenlerin şehridir; kan izleriyle doludur. Haydut çeteleri adam bekledikleri gibi, kâhinler takımı Şekem'e giden yoIda adam öldürüyorlar;gerçek onlar hayasızlık ettiler. (Hoşea, Bap 6, 8-9)
Merhametli adam kendi canına iyilik eder; fakat gaddar adam kendi etine işkence eder... Salâhta sabit olan hayata erer; ve şerrin ardınca giden kendi ölümü için eder... Emin ol, şerir adam suçsuz tutulmaz; fakat salihlerin zürriyeti kurtulacaktır. (Süleyman'ın Meselleri, Bap 11, 17-21)
Yaramaz adam şer çukurunu kazar; ve onun dudaklarında sanki yakan ateş vardır. Eğri adam kavga salar; ve çekiştirici adam yakın dostları ayırır. Zorba adam arkadaşını ayartır ve onu iyi olmayan yolda yürütür... Geç öfkelenen adam yiğitten iyidir... (Süleyman'ın Meselleri, Bap 16, 27-32)
Rab kötülerden uzaktır... (Süleyman'ın Meselleri, Bap 15, 29)
Fakat siz: Rabbin yolu doğru değil, diyorsunuz. Ey İsrail evi, şimdi dinleyin: Benim yolum mu doğru değilı Doğru olmayan sizin yollarınız değil miı Salih adam salâhından döner ve kötülük eder ve onlarda ölürse, işlemiş olduğu kötülükte ölür. Kötü adam da işlemiş olduğu kötülükten döner ve hak olanı ve doğru olanı yaparsa, o adam canını yaşatır. Madem ki görüyor ve işlediği bütün günahlardan dönüyor, elbette yaşayacak, ölmeyecektir.Ancak İsrail evi: Rabbin yolu doğru değil, diyorlar. Ey İsrail evi, Benim yollarım mı doğru değilı Doğru olmayan sizin yollarınız değil miı Bundan dolayı, ey İsrail evi, size, herkese kendi yollarına göre hükmedeceğim, Rab Yehova'nın sözü. Dönün ve kendinizi bütün günahlarınızdan döndürün de, fesat sizi helâke düşürmesin. İşlemiş olduğunuz günahların hepsini üzerinizden atın ve kendinize yeni yürek ve yeni ruh yapın; ve niçin ölesiniz, ey İsrail eviı Çünkü ölen adamın ölümünden ben zevk duymam, Rab Yehova'nın sözü; öyle ise, dönün de yaşayın. (Hezekiel, Bap 18, 25-32)
Rab şöyle diyor: ... size karşı bir düzen düşünmekteyim; şimdi her biriniz, kendi kötü yolunuzdan dönün ve yollarınızı ve işlerinizi ıslâh edin. Fakat onlar diyor: Boşuna; çünkü biz düzenlerimizin ardınca yürüyeceğiz ve her birimiz kötü yüreğimizin inatçılığına göre işleyeceğiz. (Yeremya, Bap 18, 11-12)
... Atalarınız gibi olmayın; önceki peygamberler onlara çağırıp dediler: Orduların Rabbi şöyle diyor: Şimdi kötü yollarınızdan ve kötü işlerinizden dönün; fakat onlar işitmediler ve beni iyi dinlemediler... (Zekarya, Bap 1, 3-4)
O, sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti. Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır. (Al-i İmran Suresi, 3-4) |
İNSANLARA ZARAR VERİLMESİ YASAKLANMIŞTIR
Katletmeyeceksin. Zina etmeyeceksin. Çalmayacaksın. Komşuna karşı yalan şehadet etmeyeceksin. Komşunun evine tamah etmeyeceksin... (Çıkış, Bap 20, 13-17)
Hükümde haksızlık etmeyeceksiniz... ve kudretlinin hatırına itibar etmeyeceksin; ve komşuna adaletle hükmedeceksin. Kavminin arasında çekiştiricilik edip gezmeyeceksin; komşunun kanına karşı ayağa kalkmayacaksın; Ben Rab'ım... Öç almayacaksın ve kavminin oğullarına kin tutmayacaksın; ve komşunu kendin gibi seveceksin; Ben Rab'ım. (Levililer, Bap 19, 15-18)
Allah'ın Rabbin miras olarak sana vermekte olduğu memleketinin içinde suçsuz kan dökülmesin ve senin üzerine kan olmasın. (Tesniye, Bap 19, 10)
Ölüme götürülenleri kurtar ve öldürülmeye sendeleyerek gidenleri esirge. İşte, bunu bilmiyorduk, dersen; Yürekleri tartan anlamaz mıı Ve senin canını koruyan bilmez mi?... (Süleyman'ın Meselleri, Bap 24, 11-12)
Yahudiler de aynı Müslümanlar ve Hıristiyanlar gibi insanlara güzellikle davranmakla ve iyilik yapmakla sorumludurlar. |
Yine Tevrat'ta insanlar arasında kardeşliğin yaygınlaşmasını, sevgiyi, fedakarlığı, tevazuyu emreden pek çok açıklama bulunmaktadır. Yahudiler de aynı Müslümanlar ve Hıristiyanlar gibi insanlara güzellikle davranmakla, iyilik yapmakla, doğruluktan asla sapmamakla, ılımlı ve yumuşak huylu olmakla, anlayışlı ve affedici olmakla emrolunmuşlardır. Bu tavsiyelerden bazıları şunlardır:
Kendiniz için doğrulukla ekin, iyiliğe göre biçin... Kötülük ektiniz, fesat biçtiniz; yalanın meyvasını yediniz; çünkü kendi yoluna, yiğitlerinin çokluğuna güvendin...
Kendilerini kapıda azarlayan adamdan nefret ediyorlar ve doğrulukla söyleyenden ikrah ediyorlar. Bundan ötürü, madem ki fakiri ayak altına alıyorsunuz ve ondan buğday hediyeleri koparıyorsunuz; yontulmuş taştan evler yaptınız, fakat onlarda oturmayacaksınız... Çünkü cinayetlerinizin çok ve suçlarınızın ağır olduğunu biliyorum, ey salihi sıkıştıranlar, rüşvet alanlar ve kapıda yoksulların hakkını saptıranlar! Bundan dolayı akıllı adam bu vakitte susacaktır; çünkü vakit kötüdür. Kötülüğü değil, iyiliği arayın ki, yaşayasınız; ve böylece Rab, orduların Allah'ı, dediğiniz gibi sizinle beraber olur. Kötülükten nefret edin ve iyiliği sevin ve kapıda hakkı pekiştirin... (Amos, Bap 5, 10-15)
İNSANLAR GÜZEL AHLAKA DAVET EDİLMİŞLERDİR
Ey adam, iyi olanı sana bildirdi; ve hak olanı yapmak ve merhameti sevmek ve Allah'ınla alçak gönüllü olarak yürümekten başka Rab senden ne isterı (Mika, Bap 6, 8)
Ne vakte kadar haksız hüküm vereceksiniz ve kötülere saygı göstereceksinizı Zayıfın veyetimin davasını görün; düşküne ve yoksula adalet edin. Zayıfı ve fakiri çekip kurtarın; onları kötüler elinden azat edin. (Mezmurlar, Bap 82, 2-4)
Doğruların kemali kendilerine yol gösterir; fakat hainlerin sapıklığı kendilerini helâk eder. Gazap gününde mal işe yaramaz; fakat salâh ölümden kurtarır. Kâmil adamın salâhı kendi yolunu doğrultur; fakat kötü adam kendi kötülüğü ile düşer. Doğruların salâhı kendilerini kurtarır; fakat hainler kendi fesatları ile tutulurlar. (Süleyman'ın Meselleri, Bap 11, 3-6)
Salihlerin isteği ancak iyiliktir; fakat kötülerin beklediği gazaptır. (Süleyman'ın Meselleri, Bap 11, 23)
Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz Allah, affedicidir, güç yetirendir. (Nisa Suresi, 149) |
Rab kötü adamın yolundan ikrah eder; fakat salâhın ardınca gideni sever. (Süleyman'ın Meselleri, Bap 15, 9)
İnayet ve hakikatla fesat örtülür; ve insan Rab korkusu ile şerden ayrılır. Adamın yolları Rabbe makbul olunca, düşmanlarını bile kendisi ile barıştırır. Salâhla olan az şey, haksızlıkla olan büyük iratlardan iyidir. (Süleyman'ın Meselleri, Bap 16, 6-8)
Şerden ayrılmak doğru adamların büyük yoludur... (Süleyman'ın Meselleri, Bap 16, 17)
Şerir adamlara imrenme; ve onlarla beraber olmaya arzu çekme. Çünkü onların yürekleri zorbalık tasarlar ve dudakları kötülük söylerler. (Süleyman'ın Meselleri, Bap 24, 1-2)
Allah'ın emrettiği ahlakı yaşayan Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar birarada barış ve güvenlik içinde yaşayabilirler. |
BARIŞ YANLISI OLMAK EMREDİLMİŞTİR
Yahudiler de aynı Müslümanlar gibi savaş çıkmasını engellemeyi ve öncelikle barış sağlamayı amaçlamakla emrolunmuşlardır. Eski Ahit'e ve İncil'e göre bir Hıristiyanın nasıl bir ahlaka sahip olmasının gerektiğinin anlatıldığı "Hıristiyan Ahlakı" isimli eserde bu durum "Kutsal Kitap'ta bahsi geçen çatışmaların kendilerini korumak gibi bir nedeni bulunmaktadır."25 şeklinde özetlenmektedir. Bir savaş durumunda savunmasız çocuklara zarar vermek ise yasaklanmıştır.
Ve vaki oldu ki, kırallık kendi elinde (İsrail Kıralı Yoahaz'ın oğlu Yoaşin) pekişince, babası kıralı vurmuş olan kullarım vurdu; fakat Musa'nın şeriat kitabında yazılı olduğu gibi vuranların çocuklarını öldürmedi, nasıl ki, Rab: Babalar oğulları için öldürülmeyecekler ve oğullar babalar için öldürülmeyecekler... (2. Krallar, Bap 14, 5-6)
ESKİ AHİT'E GÖRE DİN AHLAKININ HAKİM OLDUĞU ORTAM
Müslümanlık'ta olduğu gibi Yahudilik'te de insanlara örnek bir toplum modeli sunulmaktadır. Allah'ın insanlara rehber olarak gönderdiği elçiler, Allah'a olan güçlü imanları, güzel ahlakları ve Allah'ın ayetlerini uygulamadaki titizlikleriyle insanlara en güzel örnektirler. Bu nedenle iman edenlerin öncelikle yapmaları gereken şey, peygamberlerin ahlaklarını kendilerine örnek almak ve onlar gibi bir yaşam sürmeye çalışmak olmalıdır. Din ahlakının insanlara kazandırdığı tüm güzel ahlak özelliklerinin insanlar arasında yaygınlaşması dünya üzerinde cennet benzeri bir ortam oluşturacaktır. Böyle bir toplumda terör ve anarşi belası ortadan kalkacaktır. Çünkü Allah'tan korkan iman sahipleri O'nun emirlerine olan titizliklerinden dolayı her türlü bozgunculuktan, itaatsizlikten şiddetle kaçınacak, dünya barışla, ılımlı ve anlayışlı insanlarla dolacaktır. Eski Ahit'te de din ahlakının hakim olduğu hayatın nasıl olacağı bazı örneklerle tarif edilir. Bunlardan bazıları şu şekildedir:
O zaman adalet çölde sakin olacak; ve doğruluk semereli tarlada oturacak. Ve doğruluğun işi selâmet olacak; ve doğruluğun semeresi ebedî susma ve güvenme olacak. Ve kavmim selâmet yurdunda ve emniyetli meskenlerde ve rahat yerlerinde oturacak. (İşaya, Bap 32, 16-18)
Şüphesiz, Kitap Ehli'nden, Allah'a; size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a derin saygı gösterenler olarak- inananlar vardır. Onlar Allah'ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. İşte bunların Rableri katında ecirleri vardır... (Al-i İmran Suresi, 199) | ||||
Hakla yürüyen ve doğru söyleyen, gadr ile olan kazancı hor gören, rüşvet almaktan ellerini silken, kan dökme sözünü işitmeye kulak tıkayan ve kötülüğü görmemek için gözlerini yuman; yüksek yerlerde o oturacak; kaya hisarları onun yüksek kulesi olacak; ekmeği verilecek; suyu emin olacak. (İşaya, Bap 33, 15-16)
... Kötülük zincirlerini açmak, boyunduruk bağlarını çözmek ve ezilmiş olanları hür olarak koyvermek ve her boyunduruğu kırmak, Benim seçtiğim oruç bu değil miı Kendi ekmeğini aç olanla paylaşmak ve yurtsuz düşkünleri kendi evine getirmek ve çıplağı görünce üstünü örtmek ve kendi etinden olandan kaçınmamak değil miı O zaman ışığın tan gibi doğar ve yaran çabuk et sürer ve senin önünden kendi salâhın yürür; Rabbin izzeti dümdarın olur. O zaman imdada çağıracaksın ve Rab cevap verecek; feryat edeceksin ve: İşte, buradayım, diyecek. Eğer boyunduruğu, parmak uzatmayı ve fesat söylemeyi ortanızdan kaldırırsan; ve canının çektiği şeyi aç olana verirsen ve alçaltılmış canı doyurursan; o zaman karanlık içinde ışığın doğacak ve koyu karanlığın öğle vakti gibi olacak. (İşaya, Bap 58, 6-10)
Şüphesiz, iman edenler(le) Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiiler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (Bakara Suresi, 62) | ||||